Yazarlar
Metin KOL
BEŞKÖY ve EĞİTİM
14 Subat 2016 01:23:19
OKUL MÜDÜRÜMÜZ METİN KOL YAZDI “ GERÇEKÇİ OLMAK “

OKUL MÜDÜRÜMÜZ METİN KOL YAZDI “ GERÇEKÇİ OLMAK “

İnsanlar gelecekle ilgili planlamalar yaparlar, ileriye dönük hedefler koyarlar. Yaptığınız işinizin gereği kısa, orta, uzun vadeli hedefler koyar ve bunları gerçekleştirmeye çalışırsınız. Düşünmeden ve planlamadan yapılan ve sırf günü kurtarmak adına yapılan işlerden kimse fayda görmemiştir.

Eğitim insanın davranışlarında istendik davranışlar kazandırma sürecidir. Dolayısıyla mezara kadar devam eder. Öğretim ise eğitimin okuldaki boyutudur. Diğer bir ifadeyle öğretim, eğitimin okullarda planlı, programlı ve profesyonel kişiler tarafından verilen bölümüdür.

Yani eğitilmiş insanlara ihtiyacımız var eğitim öğretimden önce gelmelidir. Yıllardır sistem olarak öğretilmiş ama eğitilmemiş insanlar yetiştirdik. Vekillerimizin çoğu üniversite mezunu ama çalmalarını engelleyemiyoruz

 Doktorlarımız hastaları sedyelerde bırakabiliyor...Göreve başladığımızdan beri hep bir olmaktan, bir olmanın bize büyük bir dinamizm

katacağından bahsettik.

Çünkü bu coğrafya büyük acıların coğrafyasıydı. El ele vermeliydik, bu hızlı

değişim sürecinin dışında kalmamalıydık. Küreselleşme olgusu ulus devletleri yutarken , biz de kültürümüzü, milli değerlerimizi kaybetmeden gelişmenin, çağı yakalamanın peşinde olmalıydık...

Sorun çözmekte zorlanan, ama sorun üretmekte de bir o kadar mahir bir toplumuz. Enerjimizin büyük bölümünü iletişim çağında iletişime harcıyoruz heyhat...

Yine de letişim kuramıyoruz. Bölgede yapılan mikro milliyetçiliğin buraları kısa zamanda yiyip bitireceğini görmek için uzman olmaya gerek yok. Bu memleketin sanki başka sıkıntısı yokmuş gibi. Ya bu deveyi güdeceğiz, ya bu diyardan gideceğiz ötesi yok. Beraber yaşamayı öğrenmek zorundayız. Nüfus azalıyor, öğrenci azalıyor evler, mahalleler boş .Sürekli güç kaybediyoruz Bilemiyorum bu gidiş kimin işine yarıyor...Devir bölünme ayrışma değil, bir olma diri olma zamanıdır...

 İnsanlar bilgileri olmadıkları konular hakkında konuşuyor, yazıyor. Sanal ortamda safsata, yalan, iftira nara...En çok da okullar konuşuluyor. Bizler eğitimde kaliteyi arttırmak adına canla başla çalışmaktayız. Bu ülkenin eğitimle kalkınacağına inanıyoruz. Kendi acılarımızı içimize gömüp işimize konsantre olmaya çalışıyoruz.

İnsanlar acılarımızı arttırıyor. Okulumuzda bir çocuk kaybettik. Sürmanşetten yalan bir haber. Rabia okuldan enfeksiyon kaptı. Rabia'nın ağabeyi 3.sınıfta,kız kardeşi ana sınıfında. Niçin onlarda bir şey yok. Bu adamlar gazeteci olduğunu düşünüyor ve gazetenin imtiyaz sahibi de bölgenin insanı. Ne bir özür, ne bir tekzip...Kapatıp geçiyoruz, günü kurtarıyoruz, ama geleceği kaybediyoruz...Okulumuzu bir daha basına malzeme ediyoruz.

Yine arkamızda kimse yok... 1.TEOG sınavı yapıldı, herkes sanal ortamda uzman kesildi. Herkes yorum yazıyor. Konuşması değerlendirme yapması gerekenler çalışmalarını yapıyorlar.

Geçen yıl TEOG sınavları sonucunda 18 ilçe arasında 5. olmuştuk. Bu yıl 1.TEOG sınavımız geçen yıla göre biraz daha düşük. Bu sınavın ikinci ayağı nisan ayında yapılacak. Konuşmayı bırakıp destek olmak gerekiyor. Herkes çalışıyor.

 Başta Milli Eğitim Müdürü olmak üzere herkes büyük bir özveriyle çalışıyor. İnsanlar okulları eleştirirken biraz da kendilerine baksınlar. Çocukları için neler yapıyorlar, ne kadar destekleri var.

Toplantıya gelmiyorlar bizim ayaklarına gitmemizi mi bekliyorlar? Eğitimle ilgili yapısal sorunlarımız var. Hala ezberlerimiz var.

 Geçen yıl okul birincim kazandığı okula gönderilmedi. Söz verildi ve tutulmadı. Herkes şapkasını önüne koysun. Bizler hancı değil yolcuyuz. Bugün varız, yarın yokuz. Tek başına okullar çocuklarınızı hayata hazırlayamaz...

 Birkaç TEOG ile ilgili okulumuzla ilgili sayısal veri vereyim. Okulumuzun durumunu diğer komşu ilçe ve Trabzon merkezle karşılaştırmak istiyorum. Okulumuz Of'taki 15 okul arasından 8.,Araklı'daki 17 okul  arasından7.,Sürmene'deki 12 okul arasından8.,Trabzon merkezde de 51 okul arasında 33. olacaktı. Bu okullara tüm merkez okulları ve özel okullarda dahildir. İmkanlarımızın arasındaki farkı da anlatmama gerek yok. Her yıl kadromuz değişiyor.

 Kadro istikrarının olmadığı bir yerde başarı ne kadar beklenebilir?6 branş dersi öğretmeninin 4 tanesi bu yıl değişti. İngilizce dersimizin öğretmeni ücretli.2 öğretmenimiz mesleğe yeni başladı. Velilerimiz ve çocuklarımız

amaçsız...

Öğretmen durmuyor durmaz da .Düzenli olarak şikayet ediliyorlar, mutlu değiller. İlk fırsatta kaçmaya bakıyorlar. Köprübaşı'nda barınan memur yok gibi. Dışarıdan gelen insanlara karşı müthiş önyargı var Eğitimlisi de aynı. Herkes burayı babasının çiftliği zannediyor. Bizden olsun, başkası olmasın. Değişim yok, gelişim yok. Ufukta aydınlıkta yok.

 Öğretmenin kafası rahat olmalı, huzurlu olmalı ki verimli olsun. Herkes bol bol anı anlatıyor. Takılıp kalmışlar geçmişe...Şu ana kadar ulaştığımız etkili ve yetkili kişilerden hiç bir destek göremedik. Telefonlarımıza çıkılmıyor, elektronik postalarımıza cevap verilmiyor. Arkamızdan vurulduğumuz da cabası.

Okulumuzla ilgili olarak 40 üniversite öğrencisi tarafından yürütülen kapsamlı bir proje var. Bu projeyi bile engellemeye çalışanların olduğunu ibretle müşahede ettik. Destek yok, köstek var. İyi güzel. Bunları konuşmak lazım. Herkes eteğindeki taşları dökmeli. Yoksa ilerisi aydınlık görünmüyor...

Whatsapp'ta Paylaş