Yazarlar
İdris İSPİROĞLU
İdris İSPİROĞLU
10 Aralik 2017 00:50:48
KUDÜS’ÜN SAHİBİ VAR!

KUDÜS’ÜN
SAHİBİ VAR
!



 



       KUDÜS’ÜN SAHİBİ VAR!



 



        Yemen
valisi Ebrehe Kabe’ye alternatif bir mabet yapar. Günün birinde birileri
burasını kirletince Ebrehe adeta kudurur. Kabe’yi yıkmak için meşhur Fil
Ordusu’nu kurup Mekke üzerine yürür. Mekke’ye yaklaşan Ebrehe’nin askerleri,
Mekke’nin reisi olan Peygamber efendimizin dedesi Abdulmuttalib’in develerini
çalarlar. Abdulmuttalib Ebrehe’nin huzuruna çıkıp: ‘’Adamların develerimi
çaldı, develerimi geri verin.’ der. Bunun üzerine Ebrehe: ‘’Ben Kabe’yi yıkmaya
geldim; sen Mekke’nin reisi olarak develerinin derdindesin.’’ diye alay eder.  Abdulmuttalib ise : ‘Ben develerimin sahibiyim,
develerimi istiyorum, Kabe’nin sahibi var, O mabedine sahip çıkar.’’ diye cevap
verir. Ve ansızın nereden geldikleri belli olmayan Ebabil Kuşları çıkagelir…



        Tarih
boyunca zalimler mazlumlara saldırmışlardır. Bugünkü kefere zulmü ne ilktir, ne
de son olacaktır. Lakin Allahü Teala zalime mühlet verse de asla ihmal etmez.
Yarına bırakır, ama yanına bırakmaz. Her şey en ince yerinden, zulüm ise en
kalın yerinden kopar. Mazlum ile Allahü Teala arasında perde yoktur. Gün gelir
bir sivrisinekle Nemrud’u devirir, gün gelir küçücük Ebabil kuşlarıyla Fil
Ordusu’nu helak eder. Hak Teala intikamını yine kul ile alır. Bir zalime başka
bir zalimi musallat eder. Bir gün Babil, bir gün Roma… Zaman gelir Allahü
Teala’nın aslanı gelir kalelerini başlarına yıkar. Haydar’a Hayber mi dayanır.!



         İsrail
oğulları gerçekten çok ahmak bir kavimdir. Bu akılsızlıklarının nedeni Hakk’ı
bile bile inkar etmeleri;  inatçı
olmaları, gözlerini kin ve nefret bürümesidir. Kendi elleriyle sonlarını
hazırlamaktadırlar. Ne tarihten, ne de yaşadıkları acılardan ders çıkarıyorlar.
Bugün çok güçlü olduklarını, Avrupa’yı, dünyayı yönettiklerini sanıyorlar.
Halbuki başta İngilizler olmak üzere Hristiyan Batı tarafından kullanıldıklarını
ve zamanı gelince bir paçavra gibi kenara atılacaklarını yaşayan görecektir.
Kanaatimce o günler, çok da uzak değildir. Zira köpeklerin dostluğu, aralarına
bir kemik atılıncaya kadar sürer.



        Yahudiler iki
bin yıldır köle olarak yaşamış zavallılardır. Yüzlerini Hak’tan çevirdikleri
günden beri ne huzur bulabildiler, ne de dünyada huzur bıraktılar. Şu anda
yaptıkları ise efendisinden intikam almaya çalışan köle sendromundan başka bir
şey değildir. Hiçbir zaman devlet sahibi olamayacaklardır. Sonunda döktükleri
kanda boğulup yok olacaklardır.



        Bugün her
ne kadar Müslümanlar arzu edilen şuur, idrak ve irfana sahip değiller ise de,
yeryüzünde nerede olsa mazlumların imdadına yetişen, insan kalabilmiş tek
topluluk yine de Müslümanlardır. Müslümanlar insanlığın yegane umududur. Müslümanlar
zulme maruz kalabilir, her türlü işkence ile katledilebilir; Bosna’da,
Arakan’da, Suriye’de hasılı her yerde katliamlara, soykırımlara uğrayabilir. Fakat
Müslümanlar yenilmez. Zira Müslümanlar asıl hayatın ölümle başladığını
bilirler. Biz ölmeyiz, oluruz.!



         Kabil ve Habil’in savaşı kıyamete kadar
sürecek. Kabil öldürecek, Habil yaşatacak. Mühim olan hangi safta yer
aldığımızdır. Bu dünya bir rüyadır. Asıl hayat uyanınca başlayacak. ‘’Hangi
tohum toprağa düştü de yeşermedi. Yoksa sen insanın tohumuna inanmıyor musun
Whatsapp'ta Paylaş