Yazarlar
Sinan Nural ALİÇEBİOĞLU
27 Mart 2018 01:04:53
KUR’AN DAVRANIŞ İLİŞKİSİ 4 SEVGİ

    KUR’AN DAVRANIŞ İLİŞKİSİ 4 SEVGİ

            Lügatte buğzun karşıtı anlamına gelmektedir. Muhabbet vidad, sevgi, dostluk anlamlarında kullanılmıştır. (Bkz lisanul Arab)

            “ Muhabbet, kulun gözüyle Allah’ın kendisine verdiği nimetlere; kalbiyle Allah’ın kendisine olan yakınlık, inayet, hıfz ve yardımına; İmanı ve yakıniyle Allah’ın kendisine hidayet ve inayet nasip ederek kendisini sevmesine bakarak Allah’ı sevmesidir” Bkz El Lüma İslam Tasavvufu, Prof Dr Hasan Kamil Yılmaz)

            Muhabbet insanın seçme yeteneğinin düşmesi yok olmasıdır. Şekilleri yıkıp mahvettiğinden dolayı muhabbete muhabbet denmiştir. Sevenin zatı boğulmuş, yok olmuştur”  (Bkz Tasavvufun Ana İlkeleri Süleminin Risaleleri Prof Dr Süleyman Ateş)

            Cüneydi Bagdadi; Muhabbet, mahbubun sıfatlarını muhibbin sıfatların yerine ikame etmektir” (Bkz Kuşeyri risale)

            Sevgi, insanda bulunan duyguların en güçlüsü, en etkileyicisi ve yapıcı olanıdır” ( Bkz Tarihten Günümüze Tasavvuf Kültürü Prof Dr Mehmet Demirci)

            İbni Arabi; Güzelliğin sonucu, güzellik bizatihi sevilen (şey)dir” ( Futuhatı Mekkiye Prof Dr Nihat Keklik)

            İbni Arabi; Sevgi bir nispettir Hem Allah’ı ilgilendiren hem insanı, ilmimiz bilmese de bu ilişkinin sırrını, Sevgi zevktir bilinmez hakikati” ( Bkz İlahi Aşk İbni Arabi Mahmut yanık)

            Sevgi, insanın genel anlamda bütün varlıklara, özel anlamda bir insana karşı ilgi ve yakınlık duyması, ona içten ve samimi duygularla bağlanması demektir”(Bkz Kur’an da Toplumsal Düzen, Prof Dr Muhsin Demirci)

            Sevgi gönlün enerjisi, kalbin özüdür. Buradaki kalpten kasıt, bir uzuvdan öte gönül boyutudur” ( Bkz İnanç Psikolojisi Prof Dr Nevzat Tarhan)

            Gazali, sevgiyi gönlün zevk aldığı şeye meyletmesi olarak tanımlamaktadır. Sevginin zıttı olan buğz ise eziyet edici ve zorluk veren şeylerden tabiatın nefret etmesi olarak tanımlamaktadır. Zevk alınan şey algıların idrakinden ibarettir. Bu sebepten dolayıdır ki sevgi, canlı ve anlayışlı olanların bir özelliğidir. Zevk alınan her şey zevk alan için sevimlidir” ( Bkz Gazali İhyau ulumiddin )

            Gazali bu ifadeleri ile sevgiyi kişide spesifik duygusal tepki olarak tanımlamaktadır. Zevk alınan nesne veya şey zevk alanda özel bir duygu yüklemesi meydana getirecektir bu da sevgidir. Bu açıdan değerlendirdiğimizde sevgi de bilgi ve idrakin önemi ortaya çıkmaktadır. Zevk alınan şeyler duyularla algıya ve bilgiye göre değişecektir. Her duyu anlaşılabilen şeylerden zevk alır, ona meyleder ve onu sever. Sevgi canlıların ve algıların bir özelliğidir.

            Her canlı için ilk sevilen şey kendi nefsi ve zatıdır. Kişinin kendisini sevmesi varlığının devamına isteği ve yok olmasına nefretinden kaynaklanmaktadır. İnsanın uzun ömürlü olma isteği, ölümsüzlük arzusu varlığını devam ettirme isteği sevmesinden kaynaklanmaktadır. Kişinin bela, musibetlerdeki acı ve üzüntülere katlanamayışı hatta kendini intihar ile yok etme isteği dâhil kişisel alanın daha fazla zarar görmemesi isteğinden kaynaklanmaktadır. Kişinin servetini ve fiziksel olarak kendini sevmesi varlığını devam ettirme isteğinden kaynaklanmaktadır. Kişinin kendi neslini devam ettirme isteği, kendisini tehlikelerden koruyacak akrabalarının varlığı ile sevinmesi, bütün bu sevgilerin kaynağı kişinin kendisine olan sevgisidir.

            Yardım, ihsan eden kişiyi sevmek, ilim öğreten öğretmenin sevilmesi, tedavi eden doktorun sevilmesi kişinin öz benliğine, kişisel varlığına katkısından dolayıdır. Bu manada kişide iyilik yok olunca sevgi yok olur, iyilik azalınca sevgi azalır, iyilik artınca sevgi artar. Bu sevgi türü kişinin öz benliğine katkı yapmasından kaynaklanır. Katkı yapan zatı için değil katkı yaptığından dolayı sevilir.

            Güzel güzel olduğu için mi sevilir? Doğal güzellikler, hayvanlara duyulan sevgi ile kişi zevk almaktadır. Bu tür sevgiler de kişinin öz benliğine katkı yapmaktadır. Zatından dolayı sevilenden ziyade varlıklar kişinin öz benliğine katkı yaptığından dolayı sevilmektedirler. İnsanın güzel gördüğü bir şey insana katkı yapmaktadır. Güzel salt güzel olduğu için değil varlığa katkısından dolayı sevilir.

            Sevgi sadece suret güzelliğinden kaynaklanmaz. Güzel ahlak, ilim, şecaat, akıl, takva, cömertlik ve adalet gibi batıni özelliklerde anlaşılabilecek ve sevilebilecek özelliktedir. Bu güzelliklerin bilinmesi ilim ile gerçekleşir. Görmediğimiz, tanımadığımız peygamberlerin, adaletli hükümdarların, cömert insanların sevilmesi güzel siretli olmalarından kaynaklanmaktadır.

            Güzelliği meydana getiren şey çekici güce sahiptir. Güzelliğin çekiciliği vardır. Güzelliğin olduğu yerde aşk, istek ve hareket mevcuttur. Güzelin kendisi harekettir.( Bkz Ahlak Felsefesi Murtaza mutaharri) Ruh tabiatı itibarıyla güzelliği sevmektedir. Ruh batini siretteki bu güzelliklerle mutluluğu yaşamaktadır. Ruhun mutluluğu batini siret güzelliğidir. Adaletli olmak, cömert olmak, merhametli olmak gibi. F Schoun belirttiği gibi “ Ruh güzelliği sever, dolayısıyla ruhun özelliği faziletleri de sever. Güzellik ve güzellik sevgisi ruha tabiatının gereği aramakta olduğu mutluluğu verir” (Bkz Gazzali Sempozyumu, Prof Dr Süleyman Derin) Batini siret güzellliği sevmek, sevilen şeyin bizzat faydası olmasa dahi ruhi mutluluğu meydana getirir. Örneğin adaletli olmak. Bazen kişiye zararı olsa dahi adaletli olmak ruha mutluluk verir. Cömert olmak, infak etmek, tasadduk etmek gibi.

            İnsanoğlunda sevilen şeyler öz benliğine muhakkak katkı yapmaktadır. Öz benlikten kastımız ruh, akıl, beden, nefs ve kalbi zevklerdir. İşte bu katkıyı gerçekleştirecek olan Allah’tır. Kişi varlığını Allah’a borçludur. Yine Varlığını devam ettirecek olan Allah’tır. Kişinin varlığını devam ettirmesini sağlayan, onun yok olmasını engelleyen, düşmanlarından koruyacak olan, ailesinde ihsanda bulunan, sayılmasına imkân bulunmayan nimetleri veren ve bu nimetleri ulaştıran gerçek Fail Allah’tır.  Batini siret güzelliğini veren de Allah’tır. İlminden, cömertliğinden, adaletinden dolayı bir insan seviliyorsa gerçek olarak sevilmeye layık olan Allah’tır. Çünkü âlimlerin ilmi Allah’ın ilmine nispetle cehalet hükmündedir. Kudretinden, kahramanlıklarından, şecaatinden dolayı bir insan seviliyorsa Gerçekte sevilmeye layık olan Allah’tır. Çünkü o kudret sahibidir. Diğerlerinin kudreti sınırlıdır. 

            İnsan varlıklara takılmamalıdır. Varlıklar kudretin eseridir. Onlardaki güzellikler O’nun güzelliğinin yansımasıdır.  Varlıkları var eden kudret görülmelidir. Gerçek sevgi O’na olmalıdır. İbnu Ataullah’ın dediği gibi; Varlıklar onları göresiniz diye değil, onlarda rablerini göresiniz diye yaratılmıştır. ( Bkz Aşka ve hikmet yolu Tasavvuf Jean_ Lois Michon Roger Gaetani)   

            İnsan davranışlarının kaynağı sevgidir. İnsan sevmediği davranışları yapamaz. Kötülüklerin, günahların kaynağı da sevgidir. Kötülükler günahlar insana süslenmiştir. Allah’ın süslemesi: “ Ahirete inanmayanların amellerini kendilerine güzel gösterdik artık onlar körü körüne bocalamaktadırlar. Onlar öyle kimselerdir ki, kendilerine azabın kötüsü vardır. Ve ahirette en çok hüsrana uğrayan onlardır” Neml 27/4-5 Şeytanın süslemesi “ Şeytan onlara amellerini güzel gösterdiği zaman şöyle demişti…” Enfal 8 /48, Nefsin süslü göstermesi “  ( Musa) dedi: Ey samiri senin derdin ne idi?  O da dedi: Ben onların görmediklerini gördüm. Elçinin izinden bir avuç avuçlayıp attım. Ve bana nefsim böylesini hoş gösterdi”  Taha 20/95-96

            Yukarıda ayetlerde görüleceği üzere insan kötülükleri beğenerek yapmaktadır. Bu beğenmenin kaynağı sevgidir. Allah, şeytan ve nefs insana davranışlarını güzel göstermektedir. Bu güzel görmenin kaynağı sevgidir. Günahlar insana süslenmiştir. İnsan sevmediği hiçbir davranışı yapamaz. İnsan hangi davranışı yapıyorsa bu davranışının temel kaynağı sevgidir. Bu sevgi de öz benliğine katkısından dolayıdır. Zevkler sevgi ile iç içedir. İnsan davranışlarını zevk ile yapmaktadır. Ve bu zevk öz benlik çıkarlarına uygundur. İnsan davranışları duyuların, algıların, aklın ve kalbin zevklerinden bağımsız değildir. Bu manada insan “çıkarcı” varlıktır.

             Sabrın temel kaynağı da sevgidir. İnsan sevmediği hiçbir şeye sabredemez. Zoraki sabrında da sevgi vardır. Kendisinin, ailesinin, izzetinin sıkıntıya düşmemesi için sabretmektedir. Sabrın kaynağı sevgi olduğu gibi isyanın kaynağı da sevgidir. Zorluklar insana zarar verdiğinde insanın kendisine ve değerlerine zarar gelmemesi için isyan etmesi de sevgisi den kaynaklanmaktadır. Çünkü zorluklar insanın öz benliğine ve değerler yüklemesine zarar vermektedir.

            Sevgi aynı zamanda benzeşimdir. İnsanın değer verdiği kişilere örneğin peygamberlere, adaletli yöneticilere, sanatçılara vs benzeme isteği sevgiden kaynaklanmaktadır. Bu manada sevgi benzeşimdir. Seven sevdiği kişiye benzemeye çalışır.

            Toplumda sevgi meydana getirilmesi gerekmektedir. Değerlerin bireylere öğretilmesi insanın akli ve batini ruhi sevgiyi gerçekleştirmesi gerekmektedir. Değerler sevdirildiğinde bireyler bu değerlere sahip çıkması kaçınılmaz olacaktır. Bir insanda davranış değişikliği meydana getirilmek isteniyorsa yüklenecek davranış kişiye sevdirilmelidir. Aksi takdirde sevginin gerçekleşmediği bir davranışın harekete geçirilmesi imkânsız olacaktır. Sevgi toplumu inşa edilmelidir. Sevgi toplumu inşa edebilmek için insana kur’ani evrensel ve insani değerlerin sevdirilmesi gerekmektedir. Sevgi toplumu Kur’an’ın evrensel değerlerinin sevdirildiği bireylerden oluşur. Bu değerler insanların öz benliklerine olumlu katkı yapar.

            Sonuç olarak insan seven bir varlıktır. Sevmediği hiçbir davranışı meydana getiremez. İnsanı etkilemenin tek yolu sevgi yoludur. Sevgi iletişim dilidir. Bütün bu sevgilerin kaynağı sevginin sahibi cemil olan Allah’tır. Varlıklar âlemi sevginin tezahürüdür. Yüce Allah varlıklar âlemini sevgi ile yaratmıştır. Bütün iyi ve kötü davranışların, inanmanın, inanmamanın, isyanın, günahların, sevapların ve zorluklara karşı sabrın kaynağı sevgidir. Sevgisiz hiçbir davranış meydana gelmez.

            Sevgi esarettir. İnsan sevdiğinin esiridir. İnsan kendisinin esiridir.

            Sevgi ve saygılarımla….

Whatsapp'ta Paylaş